BOŞANMA DAVALARINDA İSPAT: HAKLI OLMAK YETMEZ, İSPATLAMAK DA GEREKİR

 

Eşimin telefonunu karıştırmam delil olur mu? WhatsApp konuşmalarını mahkemeye sunabilir miyim? Gizlice alınan ses kaydı kullanılabilir mi? Fotoğraf veya video her durumda delil sayılır mı? Boşanma davalarında akla gelen bu sorular...

 

1. Boşanma Davasında Hangi Deliller Kullanılabilir?

Boşanma davalarında delil denildiğinde akla yalnızca tanıklar gelmemelidir. Olayın niteliğine göre; Tanık anlatımları, mesajlaşmalar, fotoğraflar, video kayıtları, banka kayıtları, hastane ve sağlık kayıtları, telefon görüşmelerine ilişkin kayıtlar, hukuka uygun şekilde elde edilmiş elektronik veriler gündeme gelebilir. Fakat burada küçük ama çok önemli bir ayrım var: Delilin varlığı başka, delilin hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması başka.

 

2. Eşimin Telefonunu Karıştırdım, Bulduğum Mesajları Kullanabilir Miyim?

İşte boşanma davalarında en çok merak edilen konulardan biri. “Eşim telefonunu masada bırakmış, ben de baktım. Mesajları gördüm. Mahkemeye sunabilir miyim?” Burada otomatik olarak “Eşler arasında gizlilik olmaz.” demek doğru değildir.

 

Özel hayatın gizliliği ve haberleşmenin gizliliği gibi temel haklar söz konusudur. Bu nedenle bir elektronik verinin nasıl elde edildiği, mahkeme açısından son derece önemlidir. Özellikle eşin telefonuna, hesabına veya mesajlaşmalarına izinsiz şekilde erişilmesi, şifrelerin aşılması ya da özel yazışmaların gizlice ele geçirilmesi durumunda delilin hukuka uygunluğu ayrıca değerlendirilmelidir. Yani mesele sadece “Mesaj gerçek mi?” değildir.

 

Fakat bazı durumlarda Yargıtay delilin başka bir yolla elde edilemeyeceğinden hareketle eşin telefonundan gizlice elde edilen delilleri hukuka uygun delil olarak kabul etmiştir. Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki müşterek alanlarda ortak ev, ortak araç vb. Elde edilen deliller Yargıtay tarafından hukuka uygun delil olarak bazı hallerde sayılmıştır.

 

 Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2021/478 Esas. , 2021/1604 Karar 23.02.2021 Tarihli Kararına göre;

''Davacı kadın tarafından, davalı erkeğin telefonundaki SKYPE isimli sesli, görüntülü ve yazılı sohbet ve iletişim uygulaması üzerinden başka kadınlarla yapmış olduğu cinsel içerikli yazışmaların ekran görüntüleri alınmak suretiyle dosyaya sunulan çıktıların erkeğin haberi olmaksızın, onun bilgisi ve rızası dışında sırf delil oluşturmak maksatlı olarak hukuka aykırı bir şekilde elde edildiğinden bahsedilemez. Bu durumda, davacı tarafça usulüne uygun olarak elde edilen ve dosyaya sunulan bu delilin hükme esas alınmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır. O halde istinaf incelemesi yapan bölge adliye mahkemesince, davacı kadın tarafından sunulan bu delil de dikkate alınarak hüküm kurulmak ve istinaf incelemesi buna göre yapılarak bir karar verilmek üzere hükmün münhasıran bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir.''

 

Yargıtay  eşin telefonundan gizlice elde edilen delilleri hukuka uygun delil olarak kabul etmiştir. Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki müşterek alanlarda ortak ev, ortak araç vb. Elde edilen deliller Yargıtay tarafından hukuka uygun delil olarak sayılmıştır. Müşterek alanlarda gizlilik olmayacağı gözden kaçmamalıdır.

 

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi  2016/11915 Esas.  ,  2018/2369 Karar, 22.02.2018 Tarihli Kararında;

''Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı kadının eşinin telefonuna yüklediği program ile elde edilen görüşme kayıtları hukuka aykırı delil olup''

 

Yukarıda göstermiş olduğumuz kararlarda da görüldüğü üzere telefonu karıştırmak başka, telefona gizlice program yüklemek başka. Yargıtay uygulamalarında delilin nasıl elde edildiği büyük önem taşıyor. Eşin telefonuna gizli bir program yükleyerek mesajların, görüşmelerin veya diğer kişisel verilerin takip edilmesi ve bu yolla elde edilen kayıtların boşanma davasında delil olarak kullanılması hukuka uygunluk bakımından ciddi sorun oluşturabilir. Çünkü delil elde edeyim derken taraflar kendilerini yeni bir hukuki uyuşmazlık içinde bulabilir ve hatta cezai yaptırımlarla karşılaşabilir. Dolayısıyla “Ama kayıtta her şey açıkça duyuluyor.” demek tek başına yeterli değildir. Çünkü mahkemenin baktığı yalnızca kaydın içeriği değil, elde ediliş şeklidir.

 

3.Tanık Anlatımı Her Şeyi Çözer mi?

“Üç tane tanığım var, kesin kazanırım.'' Tanık anlatımları boşanma davalarında önemli bir delildir. Ancak tanığın sayısından çok, anlattığı olayın niteliği ve olayı nasıl öğrendiği önemlidir. Tanığın bizzat gördüğü bir olay ile taraflardan birinden duyduğu bir iddia aynı ağırlıkta değerlendirilmez. Olayları hiç bilmeyen, kulaktan dolma bilgilerle konuşan bir tanığın sizin vakıanıza tanık olduğundan bahsetmek zordur. Tanığın olaylara bizzat şahit olması şarttır. Şu da gözden kaçmamalıdır boşanma davalarında tanık delili takdiri bir delildir, yani hakim bu delili diğer tüm delillerle birlikte değerlendirip inandırıcı olup olmadığını takdir edecektir.

 

4.Delilleri Kendiniz Toplamak Zorunda Değilsiniz

Bazı deliller, tarafların kendi imkânlarıyla elde edebileceği deliller değildir. Özellikle telefon görüşmelerine ilişkin kayıtlar, operatör kayıtları veya üçüncü kişi ve kurumların elinde bulunan belgeler söz konusu olduğunda, gerekli şartların bulunması hâlinde bu delillerin mahkeme aracılığıyla ilgili yerden getirtilmesi talep edilebilir.

 

Tarafların kendi başına gizlice elde etmeye çalıştığı bir veri yerine, hukuki usuller çerçevesinde mahkemeden ilgili kayıtların celbi istenebilir. Kısacası bazı deliller için dedektifliğe soyunmaya gerek yok. Delili kendiniz elde etmeye çalışmak yerine, şartları varsa mahkemeden celbini talep etmek çok daha doğru bir yol olabilir.

 

5.''Eşimi Takip Etmesi için Dedektif  Tuttum'' Peki Bu Delil Sayılır Mı?

Özel dedektiflik Türkiye'de özel bir kanunla düzenlenmiş ve ruhsatlandırılmış bir meslek değildir. Kişinin özel hayatına müdahale eden, gizli takip veya kayıt gibi hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen veriler, boşanma davasında delil olarak kullanılamayabilir. 

Dedektif tutmanın birde cezai boyutu söz konusu olabilir. Özel hayata ilişkin görüntü ve seslerin rıza dışında kaydedilmesi, olayın koşullarına göre özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu gündeme getirebilir. 

 

Yani ortada sadece ''Bu fotoğraf boşanma davasına konu olur mu?'' sorusu yok. Asıl soru çok daha ciddi ''Bu delili elde ederken bir suç işlenmiş olabilr mi?''. Bu nedenle boşanma davasında delil elde etmek uğruna özel hayatın sınırlarını aşmak, beklenmedik şekilde ceza soruşturmasının da konusu haline gelebilir.

 

Her somut olay kendi koşulları içerisinde hukuki açıdan ayrıca değerlendirilmelidir. Yaşadığınız hukuki uyuşmazlık hakkında uzman bir avukattan hukuki destek almanızı tavsiye ederiz.

 

 

 


 

 

      Bu sitede paylaşılan bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu sitede bulunan bilgiler Avukatlık Meslek İlkerine, Türkiye Barolar Birliği’nce hazırlanan Reklam Yasağı Yönetmeliği’ne ve Avrupa Birliği Avukatlık Meslek Kurallarına uygun olarak düzenlenmiştir.